GPS Teknolojisi

GPS Teknolojisinin Geleceği ve Bilimden İş Dünyasına Potansiyel Etkileri

GPS & Telematik

GPS Teknolojisinin Geleceği ve Bilimden İş Dünyasına Potansiyel Etkileri

GPS teknolojisinin geleceğinden bahsetmeden önce, biraz geçmişinden bahsedelim. Küresel Konumlandırma Sistemi ya da genel olarak bilinen adıyla GPS, Amerika Birleşik Devletleri’nin 20. yüzyılın sonlarında Sovyetler Birliği’nin uzay yarışındaki başarılarından biri olan Sputnik uydusuna cevap olarak ortaya çıkmış bir teknolojidir. Öncelikli amacı askeri operasyonlarda Amerikan Ordusu’na kılavuzluk etmesi planlanan uydu navigasyon sistemi, ilerleyen yıllarda halkın kullanımına ücretsiz olarak açılmıştır. GSM ve İnternet gibi teknolojilerin geliştirilmeye başlandığı aynı dönemde GPS teknolojisini de eline geçiren özel sektöre ait teknoloji şirketleri, ekonomik alandaki potansiyel avantajlarını gördükten sonra GPS’i devasa bir ticaret sektörü haline getirdi. Filo yönetim sistemleri ve araç takip sistemleri gibi gelişmiş teknolojilerin ortaya çıkmasına öncülük eden GPS, bir çok iş endüstrisi tarafından üretkenliği arttırmak ve acil durumlarda erken müdahale gibi amaçlarla günümüzde sıkça kullanılmaktadır.

GPS Teknolojisini Kullanarak Maliyetleri Düşürme ve Gelirleri Arttırma

Değeri trilyonlarca dolar olan dünyanın en büyük şirketlerinden olan Apple, Google, Amazon ve Microsoft gibi firmalar birçok iş modelini GPS teknolojisi etrafında modellemişlerdir. İlk bakışta GPS sadece yer belirleme ve haritalardan ibaret gibi görünse de, bu sistemin asıl temeli zamandır. Navigasyon amaçlı bir sistem olarak dizayn edilmiş olmasına rağmen bugün GPS’in en kritik kullanım alanlarından bir tanesi küresel zaman senkronizasyonudur. GPS; otoyollar üzerinde sürücüleri yönlendirir, kargoların zamanında destinasyonlarına ulaşmasını sağlar, çiftçilerin arazilerinden optimum şekilde faydalanmasına yardımcı olur ve geniş kapsamlı güç ve iletişim ağlarını senkronize tutar. 2020 yılına gelindiğinde GPS’in sayısız kullanım alanı vardır; firmalar ve bireysel kullanıcılar bu gelişmiş teknoloji sayesinde ortaya çıkmış sistemleri bugün farkında bile olmadan günlük hayatlarında GPS’i kullanmaktadırlar. Gelin bunlardan birkaçına göz atalım.

Konum Tabanlı Hizmetler – Navigasyon, acil durum hizmetleri, akıllı telefonlar ve araç takip cihazları gibi uygulamaları içeren GPS tabanlı sektör

Finansal Hizmetler – Uluslararası para transferleri ve büyük hacimli ticari işlemlerden kaynaklanan dolandırıcılığı en aza indirme

Telekomünikasyon – Ülkeler genelinde kablolu ve kablosuz ağlarda sinyalleri senkronize etme

Hassas Tarım Sektörü – Traktör, biçerdöver gibi tarım araçlarını uzaktan yönetme ve daha verimli ürün yetiştirmek için veri toplama

Denizcilik Endüstrileri – Hassas konumlandırma, navigasyon sistemleri ve limanların daha verimli yönetimi için GPS’e geçiş yapan sektörler

Elektrik – Güç şebekelerini uzaktan izleme, verimliliğini arttırma ve bakım işlemlerini geliştirme

Yüzey Madenciliği – Değerli maden kaynaklarını bulma ve çalışanlar için güvenliği artırma

Petrol ve Gaz – Sondaj sahalarını keşfetmek ve işletmesini kolaylaştırmak

Telematik – Uzaktan kontrol ve izleme sayesinde büyük ticari araç filolarının verimli yönetilmesi

GPS Çalışmayı Durdurursa Ne Olur?

GPS Çalışmayı Durdurursa Ne olur?

2016’nın Ocak ayında Amerikan Hava Kuvvetleri GPS navigasyon sistemine ait uydulardan bir tanesini çevrimdışı moduna alırken, yanlışlıkla diğer birkaç uyduya hatalı zaman yüklemesi yapıldı. Bu hata saniyenin sadece 13 milyonda biri olmasına rağmen, Dünya genelinde GPS’e bağlı çalışan zamanlama ekipmanlarının 12 saatten uzun bir süre arızalanmasına sebep oldu. Birçok insanın fark bile etmediği bu arıza, Avrupa’daki paniğe kapılmış mühendisleri cihaz üreticileriyle iletişime geçmek zorunda bırakarak küresel iletişim sistemleri tamamen kullanım dışı kalmadan soruna bir çözüm bulunması konusunda arayışa itti. Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da; polis, itfaiye ve acil sağlık ekiplerinin kullandığı ekipmanlar çalışmayı tamamen durdurdu ve BBC dijital radyo hizmeti 2 gün boyunca kullanılamaz duruma geldi.

İngiliz Hükümeti’nin yayınladığı bir rapora göre GPS çalışmayı durdurduğu takdirde tarım, inşaat, balıkçılık ve daha bir çok endüstrinin de dahil olduğu iş sektörlerinin sadece ilk beş günde günlük 1 milyar dolar zarar edeceği öngörülüyor. GPS uydularındaki atomik saatler saniyenin binde biri kadar bile sapma yaparsa eğer, bu sinyalleri kullanarak konum belirlemesi yapan cihazlarda 200 – 300 kilometreye varan hatalı ölçümlere sebep olabilir. Görüldüğü üzere GPS’in yeri hayatımızda çok önemli, sağlıktan iletişime, eğlenceden ulaşıma kadar hemen her cihaz, makine ve araç GPS teknolojisinden faydalanmaktadır.

GPS III Uyduları

GPS’in Geleceği

Dünyada sıkça kullanılmakta olan bütün teknolojiler gibi GPS de hızla gelişmekte ve geleceğe uyum sağlamaktadır. 3. Nesil GPS uydularının ilki 23 Aralık 2018 tarihinde SpaceX firmasına ait bir Falcon 9 füzesiyle yörüngeye fırlatıldı ve yörüngedeki diğer uydular da adım adım yeni nesil uydulara yerini bırakmaya hazırlanıyor. Bu yeni uydular, sistemlerindeki yeni nesil atomik saatler sayesinde daha hassas konum belirleme imkanı sunuyor ve gönderdikleri sinyallerde frekans bozma cihazlarına karşı daha dayanıklı. GPS sinyalleri doğrudan Dünya’ya yöneltilmiş olsa da, bu sinyallerden bazıları yeryüzünden sekerek uzaya çıkmaktadır. GPS için planlanan bir diğer yenilik olan “Uzay Navigasyonu” bu sinyalleri kullanarak Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderilen yüklerin güvenli bir şekilde yanaşmasını sağlamak için şimdiden kullanılmaya başlanmıştır.

İlerleyen yıllarda kapsamı genişletilecek olan bu özelliği kullanarak, NASA gibi kurumlar Ay ve Mars görevlerinde GPS sistemini kılavuz sistemi olarak kullanabilecekler. NASA’da görevli Frank Bauer bir röportajda, “NASA şimdiden GPS’i kullanarak Ay’a yapılacak bir yolculukta katedilecek mesafenin yarısına kadar gidilebileceği kanıtlamıştır” dedi ve NASA’nın Ay yüzeyinde ve etrafında çalışabilecek alıcılar ve antenler üzerinde çalıştığını duyurdu. Amerika Birleşik Devletleri dışında Avrupa Birliği, Rusya, Çin, Japonya ve Hindistan’da uzun yıllardır kendi uydu sistemleri üzerinde çalışmakta ve bu sistemlerin birbiriyle iletişim kurup, çalışabilmeleri için yoğun bir çalışma yapılmaktadır. Şu anda yaklaşık 1 metre olan GPS hata payı, bütün bu sistemler senkronize bir şekilde çalışmaya başladığında birkaç santimetreye kadar düşeceği öngörülüyor. Hem iş hem de bilim dünyasında devrim yaratan GPS’in geleceği parlak görünüyor, sınırsız potansiyele sahip bu teknoloji ilerde gezegenlerarası yolculuk yapmamızı sağlayabilir veya global ekonomiye yön verecek sistemlere öncülük edebilir.

Yorumunuzu bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmiştir.